Bu kadar mı tuttu?

Deneyelim!'i bu cümleyi ortadan kaldırmak için kurduk. Bir yeri denemeye karar verirken en çok merak ettiğimiz şeyi, ne ödeyeceğimizi, birbirimize açıkça söylüyoruz.

Türkiye'de fiyat, en son öğrendiğimiz şey.

Google Maps'teki ₺₺₺ bir şey ifade etmiyor. Instagram'da ışığı güzel görünen kahvaltı, hesap gelince sürprize dönüşüyor. Menüyü telefondan büyüterek okumaya çalışıyoruz, altı ay önce çekilmiş fotoğrafa güveniyoruz.

Oysa bu bilgi zaten var. Sadece dağınık. O yeri dün deneyen biri kişi başı ne ödediğini biliyor. Biz de yaptığımız tek şeyi buradan kurduk: o rakamı sormak ve herkese açık tutmak.

Bir mekan hakkında hiçbir rakam yoksa bunu da yazıyoruz: burayı henüz kimse denememiş.

Fiyat şeffaflığı ürünün kalbi. Para sıralamayı etkilemiyor.

Bunu iyi niyet olarak değil, kural olarak yazıyoruz: hiçbir mekan ödeme yaparak listede yukarı çıkamaz, hiçbir mekan kendi fiyatını giremez ya da mevcut rakamı sildiremez.

  1. Rakam deneyenden gelir

    Kişi başı ödemeyi yalnızca orada olan kişi bildirir. Mekan sahibinin fiyat alanına erişimi yok.

  2. Sıralama satılmıyor

    Sponsorlu üst sıra yok. Bir yer öne çıkıyorsa sebebi veri; reklam bütçesi değil.

  3. Bilmediğimizi söylüyoruz

    Veri azsa aralık, hiç yoksa boşluk gösteririz. Tahmini rakamı kesinmiş gibi sunmuyoruz.